1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Uzmanlar: Yoğun bakımda yatanların çoğu aşısız

22 Ağustos 2021

Prof. Dr. Balık, yoğun bakıma yatırılan Covid-19 hastaları arasında aşısızların ağırlıkta olduğunu söyledi. Dr. Çiçek de aşı karşıtlarına "aşı olma" çağrısı yaptı.

Fotoğraf: Emrah Gurel/AP Photo/picture alliance

Günlük koronavirüs vakalarının sayısının 20 bin civarında olduğu Türkiye'de, Prof. Dr. İsmail Balık'ın verdiği bilgilere göre yoğun bakıma yatan hastalar arasında aşı olmayanlar ağırlıkta.  

Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, yoğun bakıma yatırılan Covid-19 hastaları arasında aşı olmayanların ilk sırada yer aldığını söyledi. "Yoğun bakıma yatma açısından bunlar açık ara fark atıyorlar diğerlerine göre" diyen Dr. Balık "Dolayısıyla hiç aşı olmamış olanların bir an önce aşılarını yaptırmaları gerekiyor" şeklinde konuştu.

"Tek doz işe yaramıyor"

Yoğun bakıma yatan hastalar arasında "ikinci sırada tek doz aşı olmuş kişilerin; henüz ikinci aşısını olmamışların" bulunduğunu belirten Balık, tek doz aşının neredeyse hiçbir işe yaramadığını kaydetti.

Enfeksiyon hastalıkları uzmanı, yoğun bakıma yatan Covid-19 hastaları arasında "Üçüncü sırada ikinci aşısını daha yeni olmuş bağışıklığı tam gelişmemiş kişilerin, dördüncü sırada ise iki doz aşı olmuş ve aradan üç aydan daha fazla zaman geçmiş kişilerin" bulunduğunu ifade etti.

Koronaya karşı aşı olmak neden önemli?

01:14

This browser does not support the video element.

Üçüncü doz aşı olma çağrısı

Aşılamanın ilk günlerinde aşı yaptıranların Sinovac aşısı olduğunu söyleyen Balık, "Bu aşıların etkinliği üçüncü aydan itibaren azalmaya başlıyor. Bunlara mutlaka hemen üçüncü doz aşı yapılması gerekiyor. Bu, Sağlık Bakanı'nın verdiği çalışma sonucunda da çok net bir şekilde görüldü" dedi.

Özellikle yeni varyantlar ile birlikte aşıların etkinliğinin giderek azaldığına işaret eden Balık, "iki doz Sinovac aşısı olup da üçüncü dozu henüz olmamış olanların da bir an önce ister üçüncü dozu Sinovac olarak isterse BioNTech olarak yaptırmaları gerekiyor" uyarısında bulundu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, 18 Ağustos günü Bilim Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, koronavirüs aşılarının etkinliği üzerine yapılan araştırmanın sonuçlandığını belirterek, "üç doz aşı olmuş kişilerin iki doz aşı olmuş kişilere göre hem hastalığa yakalanma oranında, hem de hastaneye ve yoğun bakıma yatışta daha iyi korunduğu anlaşıldı" demişti. Koca, iki doz inaktif aşı olanlara üçüncü doz aşı yaptırmaları çağrısında bulunmuştu.

Rize'de yoğun bakımda yatanların çoğu aşı karşıtı

Öte yandan Doğu Karadeniz bölgesinde çay ve fındık hasat sezonlarıyla başlayan göçlerle koronavirüs vakalarında yaşanan artış olduğu Sağlık Bakanlığı'nın koronavirüs tablosuna yansıyor. Rize'deki hastanelerde ek Covid-19 servisleri açılırken, yoğun bakım servisleri de dolma seviyesine geldi. 

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Covid-19 Yetkilendirilmiş Tanı Laboratuvarı İl Koordinatörü Doç. Dr. Ayşegül Çopur Çiçek, kentte hastanelerde yatanların çoğunluğunun aşısız olduğunu belirterek, "Genelde aşı olmayanlar, aşı karşıtları biraz daha genç grup" dedi.

mRNA aşıları DNA'mızı neden etkilemez?

05:04

This browser does not support the video element.

Covid-19 ile mücadele için aşı olma çağrısında bulunan Doç. Dr. Çiçek aşı karşıtlığında sosyal medyanın çok etkili olduğunu belirtti.

"Kendi aralarında özellikle 'DNA'mızla oynanacak, mikroçipler yerleştiriliyor veya aşının yan etkileri çok fazla, kısırlık durumlarına yol açacak' gibi pek çok bilgi kirliliği dolaşıyor" diyen Çiçek, "Aşının koruyuculuğu birtakım yan etkilerinden çok çok daha ön planda" olduğunu vurguladı. Çiçek sözlerini şöyle sürdürdü: "O yüzden 'aşıyı olmamaktan' çok, 'aşıyı olursam ağır hastalık tablosunda olmayacağım, yoğun bakıma düşmeyeceğim veya daha hafif geçireceğim' diye düşünülmeli. Aşıyı 'Covid'e yakalanmayalım' diye olmuyoruz. 'Aşı olsak bile bu virüsle karşı karşıya gelebiliriz ama ağır geçirmeyelim' diye oluyoruz. Bu yüzden de toplumsal bağışıklık çok önemli. Aşı yaptırmış kişiler aslında aşı olmayanları da korumuş oluyorlar. O yüzden aşı karşıtlığı yapmadan aşılarımızı olmamız lazım."

DHA/JD, HT

© Deutsche Welle Türkçe

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik