1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Koronavirüste bayram uyarısı: Vaka sayıları artabilir

6 Temmuz 2022

Uzmanlara göre Kurban Bayramı ile birlikte Türkiye’de salgından kaynaklı yeni vaka artışları ciddi boyutlara ulaşabilir. Uzmanlar risk grubunu dikkatli olması konusunda uyarıyor.

Türkei Istanbul | volle Straßen trotz Corona
Fotoğraf: DHA

Türkiye, koronavirüs vakalarında yeni bir viraja giriyor. Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan haftalık verilere bakıldığında Haziran ayının başında 7 bin 556 olan haftalık vakalar, geçen hafta için 57 bin 133 olarak açıklandı. Yani sadece bir ay içerisinde haftalık vaka sayısı yedi bin seviyesinden 60 bin seviyesine ulaştı.

Geçen haftalarda uzmanlar Avrupa’da hızla yayılan yeni varyantların hızla Türkiye'yi de etkisi altına alacağı konusunda uyarılarda bulunmuştu.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul Fotoğraf: DW

Günlük vaka sayısı kaç?

DW Türkçe'ye konuşan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul şu an Türkiye'de günlük vaka sayısının yedi-sekiz bin seviyelerinde olduğunu söylüyor. Ancak Ertuğrul’a göre bu sayılar tam olarak gerçeği yansıtmıyor.

Zira Ertuğrul, “Şu an biz hangi varyantın etkili olduğunu bilmediğimiz gibi kaç kişinin hastalığa yakalandığını da bilmiyoruz. Bakanlık verilerinden günlük yedi-sekiz bin vaka olduğunu görüyoruz ama bu test yaptıranların sayısı. Önlemlerin kaldırılması ile birlikte test yaptıranların da sayısında ciddi düşüş oldu. Gerçekleşmeler bunun çok daha üzerinde” diyor.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceylan ise DW Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullanıyor:

“Kimse bu sayılara bakmasın, şu an günlük yeni vaka sayısı bunun yaklaşık 40 katı. Kimse test yaptırmadığı için gerçek sonuca ulaşamıyoruz. Türkiye'de test yaptırmak şu an neredeyse imkânsız hale geldi. Şu anda pandeminin başından beri en yüksek vaka sayısını yaşıyor olabiliriz.”

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol Fotoğraf: Privat

“Her üç kişiden biri pozitif”

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol da DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada Gazi Üniversitesi'ne ya da bu gibi merkezlere gelen her üç kişiden birinin pozitif çıktığını söylüyor:

"Bu yayılımda özellikle üç doz aşılı kişiler çok fazla etkilenmiyor ama kırılgan dediğimiz bir nüfus var. Bunların büyük bölümünü ileri yaştaki kişiler, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar, kalp ve damar rahatsızlığı bulunanlar oluşturuyor ve bu kişiler ciddi derecede etkilenebilirler. Çünkü bu varyant çok fazla akciğer tutulmasıyla seyreden bir varyant.”

Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, ölümlerin önündeki en büyük engelin de aşı olduğunun altını çiziyor.

Uzmanlar tarafından son dönemde Türkiye'de etkili olan varyantın BA.4 ve BA.5 varyantları olduğu tahmin ediliyor.

“Ciddi hasarlar bırakıyor”

Prof. Dr. Mehmet Ceylan ise bu varyantların çoğu kişide ciddi hasarlara yol açmamasının bir yanılgıya neden olduğunu ifade ediyor. Ceylan, “Hastalık hafif geçse de bu masum bir durum değil. Ciddi hasarlar bırakıyor. Belirtisiz şekilde bu hastalığı geçirenlerde kalp krizi, beyin kanaması gibi durumların arttığını biliyoruz. Önümüzdeki dönemde bizde de vaka ve ölüm sayılarında artışlar gözlenecek. Herkesin dikkatli olması gerekiyor” şeklinde konuşuyor.

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul da risk gruplarının çok daha özenli ve dikkatli davranmasını istiyor. Üç doz aşısını yaptıranların hastalığı bir üst solunum yolu rahatsızlığı gibi geçirdiğini hatırlatan Ertuğrul, “Biraz burun akıntısı, biraz kas ağrısı ve hafif ateş şeklinde atlatıyor tüm aşılarını yaptıranlar. Ama risk grubu için hastalığın hala ağır geçebilme ihtimali var. Özellikle ileri yaşta olanlarda ve önemli hastalıkları geçirmiş bireylerde hele bir de eksik aşıları varsa onlarda ölümcül seyredebilme olasılığı var” diyor.

Tatilin etkisi  

Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, Prof. Dr. Mehmet Ceylan ve Prof. Dr. Bülent Ertuğrul’un özellikle altını çizdiği ve uyarıda bulunduğu konu ise yaklaşan Kurban Bayramı tatili.

Hem ölümcül olan hem de hızla yayılan bir dalga olan altıncı dalganın etkisinde olduğumuzu söyleyen Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, “Kalabalıkların içine girip çıkacağız. Üstelik çoğu tatil bölgesinde farklı ülkelerden insanlar korunmasız şekilde bir araya gelecek. Havayolu ile hızlıca bulaşan bir virüs için kurban bayramı tam bir cennet bahçesi olacak. Hastalık bulaşmaları artacak” ifadelerini kullanıyor.

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul’un bu konudaki görüşleri ise şöyle:

"Zaten kimse test yaptırmıyor. Düzgün bir kontrol mekanizması yok. Yurt dışından gelenlerden test istenmiyor. Tüm bunların etkilerini üst üste topladığımızda bayram sonrasında ciddi derecede fazla bir oldu sayısı ile karşılaşacağız. Bayram sonrasında bizi sıkıntılı bir tablo bekliyor. Çok akıllı, çok bulaşıcı bir varyant ile karşı karşıyayız. Hastalığın hafif geçirilmesi kimseyi aldatmasın.”

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Antalya ve Muğla’da vaka sayılarında patlama yaşandığını ve iki ilin üst sıralarda yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Ceylan da insanların tatil bölgelerinde koronavirüse yakalanacağını daha sonra da oradan çıkanlar vasıtasıyla salgının tüm Anadolu'ya yayılacağını söylüyor.

"İnsanlar bir daha maske takar mı?"

Bundan önce salgında beş dalga yaşandığını ve şu an altıncı dalganın etkili olduğunu dile getiren Ceylan şöyle konuşuyor:

“Her defasında aynı hata yapılıyor. Salgın devam ederken bu dalgaları yaşamaya devam edeceğiz. Ancak Sağlık Bakanlığı vakalar her düşüşe geçtiğinde bir rahatlamaya kapılıyor. Son olarak önlemlerin kaldırılması da bu vaka sayıların artmasında varyantların güçlü olması kadar etkili. Evet tüm dünya salgınla mücadelede önlemleri belirli düzeyde azalttı ancak test yapmamak ve yurt dışından gelenlere test sormamak burada hata. Önlemler kaldırıldıktan sonra siz bu kadar rahat açıklamalar yapıp pandeminin gündemden çıktığını söylerseniz insanlara bir daha ne aşı yaptırabilirsiniz ne de maske taktırabilirsiniz.”

Bayram sonrasında vaka sayılarında ciddi bir artış olacağını belirten Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol da artık insanlara maske taktırmanın çok zor olacağını düşünüyor. Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ise pandemi yokmuş gibi davranarak pandeminin gerçeklerinin görmezden gelindiğini ve bunun çok büyük bir hata olduğunu vurguluyor.

Gelinen noktada pandeminin insanların gündeminden çıktığını ve oldukça önemli olan aşı sayısının belirli düzeyde kaldığını anlatan Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, şu an 30 milyon kişinin hatırlatma yani üçüncü doz aşısını yaptırmadığını söylüyor. Aşıların yapılmamasının bundan sonraki süreçte ciddi riskler yaratacağını ifade eden Ertuğul, bunun yanında maske ve mesafe kuralının uygulanmamasının da vakaların yayılma hızını yukarı çekeceğini dile getiriyor.

Omicron | "Hava yoluyla bulaşan üst solunum yolu hastalığına dönüşüyor"

08:11

This browser does not support the video element.

“Fiziksel yakınlaşmaların yeni sonuçları olacak”

Yoğun ve yorucu geçen pandeminin son zamanlarında insanların adeta zincirlerini kırdığını ve daha önce olmadığı kadar fiziksel temasa girdiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Ceylan, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Artık insanlar sosyal mesafeyi unuttu. Biz pandemi öncesine göre bile daha fazla temas etmeye başladık. İnsanlar daha yakın davranıyorlar. Bu davranışların ilk sonuçlarını daha önce Afrika dışında görüşmeyen ‘Maymun Çiçeği’ salgını ile görüyoruz. Bu fiziksel temasların yeni sonuçlarını görmeye benzer salgınlarla devam edeceğiz. İnsanların bir süre daha sosyal ilişkilerinde, kapalı ortamlarda maske ve mesafe kuralına dikkat etmesi gerekiyor.”

Uzmanlara göre son yükseliş dalgasının temelinde diğer varyantlardan daha bulaşıcı olan BA.4 ve BA.5 isimli Omicron varyantları bulunuyor.

Omicron BA.4 ile BA.5 varyantı nedir?

Omicron'un alt varyantları olan BA..4 ve BA.5 şimdiye kadar oluşan varyantlardan daha hızlı yayılma gücü ile ayrışıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Nisan ayında yaptığı bildirimde bu varyantların yakından izlendiğini açıklamıştı. DSÖ vaka sayısının azalmasının tehlikenin geçtiği anlamına gelmediğini belirtirken uzmanlar bu iki varyantın akciğerler üzerinde etkili olduğu uyarısında bulunuyor.

 

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik