1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Mart ortasında vaka artışı beklentisi

25 Şubat 2021

Türkiye kademeli olarak Covid-19 önlemlerini kaldırmaya hazırlanıyor. Ancak uzmanlar yeni virüs varyantlarının yaygınlaşması ve normalleşme sebebiyle vakalarda artış olabileceği uyarısında bulunuyor.

Fotoğraf: lexander Vasilyev/Zoonar/picture alliance

Türkiye, 1 Mart'ta başlayacak normalleşme süreci ile birlikte Covid-19 önlemlerini gevşetmeye hazırlanıyor. Ancak yeni virüs varyantlarının Türkiye'de yaygınlaştığına ve normalleşme ile birlikte insan hareketliliğinin çoğalacağına dikkat çeken uzmanlar Mart ayında vaka sayılarında artış olabileceği uyarısında bulunuyor.

DW Türkçe'ye konuşan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Kocazeybek, "Yeni varyantların tespit edilebilirliğinin artmasını ve Türkiye'deki normalleşme sürecini göz önünde bulundurursak Mart'ın 15-20’sine doğru üçüncü bir ciddi vaka artışı hareketini öngörmek zor değil. Önümüzdeki günlerde önlemler gevşetiliyor. İnsan hareketlenmesi arttığı sürece, bu varyantlar da toplumda yayıldığı sürece vakalarda artış beklememiz doğal" tespitini yaptı.

Prof. Dr. Bekir KocazeybekFotoğraf: Privat

Varyantlar endişe uyandırıyor

Prof. Dr. Kocazeybek’in sözünü ettiği varyantlar*, İngiltere, Brezilya ve Güney Afrika varyantları ve bu virüs varyantlarının, bulaşıcılık, hastalığın seyri ve ölüm riski konusunda birbirinden farklı etkileri var.

Ocak ayının sonunda, mikrobiyoloji, enfeksiyon hastalıkları ve halk sağlığı alanında çalışan uzman hekimlerin katkısıyla "Güncel SARS-CoV-2 Varyantları Hakkında Bilgi Notu" isimli bir çalışma yayınlandı. Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti, Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği, Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği ve Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin imzasını taşıyan çalışmada bu varyantlara ilişkin şu bilgiler not edildi: 

İngiltere varyantı: Bulaşma hızı ve ölüm oranı daha yüksek. Tüm yaş gruplarını etkiliyor. Aşı ve yabanıl tipe bağlı doğal enfeksiyonlardan sonra edinilen bağışıklık yanıtlarında etkinlik kaybı olasılığı düşük.  Bulaşıcılığının ve yayılma hızının artmış olması nedeniyle yükselen vaka sayıları ağır hasta ve ölüm sayılarının artmasına yol açabilir.

Güney Afrika varyantı: İlk çalışmalar doğal enfeksiyon ve aşılama sonrası gelişen antikorlara karşı dirençli olabileceğine işaret ediyor. Şu anda Güney Afrika'da baskın. Bulaşıcılığının artmış olduğu bilinmekle birlikte hastalığın seyri ile ilgili bir değişikliğe yol açıp açmadığı henüz belirsiz.

Brezilya varyantı: Önceden enfeksiyonu geçirmiş kişiler arasında yayılabilme olasılığı var. Bu sebele yüksek riskli. Aşıların etkinliği açısından bu varyant da sorun oluşturabilir. Daha yüksek bulaşıcılık özelliği kazanmış oldukları düşünülmekle birlikte hastalığın seyri ve ölüm oranı üzerindeki etkisi henüz belli değil.

Fotoğraf: DHA

Üçü de Türkiye'de var

Peki bu varyantların Türkiye'de görülme sıklıkları ne? Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, daha önceki basın açıklamalarında her üç tipin de Türkiye'de görüldüğünü söylemişti. Ancak bakanlık, sağlık kuruluşlarına dağıttığı kitler aracılığıyla pozitif vakalarda bu üç tip varyanttan biri olup olmadığını incelese de Türkiye'deki pozitif vakaların yüzde kaçında söz konusu varyantların görüldüğüne ilişkin henüz bir veri paylaşmadı.

DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Kenan Midilli "Türkiyedeki her pozitif örnek bu üç varyanttan biri olma olasılığına karşı test ediliyor. Birçok ülkede bu yaygınlıkta yapılıyor mu bilmiyorum. Örnekleri sekanslayıp onun üzerinden gidiliyor. Biz neredeyse bunun kaçı varyant, kaçı önceki virüs, gerçek rakamı biliyoruz bu sayede" dedi.

"Gözden kaçıyor olabilir"

Aynı zamanda Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi de olan Midilli, başta vakalarda saptananlar varyantların yurtdışı kaynaklı olduğuna, ancak bu varyantların artık toplum içinde yaygınlaştığına işaret ederek, şunları söyledi: "Görülme sıklığı çok değişken ama bizde de yavaş yavaş yükseliyor. (Pozitif vakalar arasında) yüzde 10'ları geçmeye başladığını tahmin ediyorum. Ancak bu sadece bizim kendi laboratuvarımızın verisi. Bunu genellemek yanlış olur. Türkiye ölçeğinde nasıldır, bilemiyorum. Bunun gerçek boyutlarını bilebilmemiz için bakanlığa bildirilmiş olan tüm verileri görmemiz gerekir."

Bakanlık verileri açıklasa da Prof. Dr. Kocazeybek, varyant kökenlerinin gözden kaçıyor veya mevcut kitlerle tespit edilemiyor olabileceğine dikkat çekiyor. Kocazeybek, "Varyantları ancak tam genom analizi sağlayan sekanslama yöntemiyle yapabiliriz. Cerrahpaşa’da bunu yapabiliyoruz. Ancak örneğin, daha çok hastanın müracaat ettiği eğitim araştırma hastanelerinde, tam genom analizi yapılabiliyor mu emin değilim. Bu sebeple İngiltere, Güney Afrika ve diğer varyantlarının sayısal oranı nedir bilmemiz mümkün değil" değerlendirmesini yapıyor. 

Prof. Dr. Gül ErgörFotoğraf: privat

Normalleşme adımları belirleyici 

Yeni varyantların Türkiye'deki vaka sayılarına büyük bir etkisi olmayacağını düşünenler de var. Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Epidemiyoloji Profesörü Gül Ergör "Bu virüs yaklaşık bir aydır görülüyor Türkiye'de. Ancak hızlı bir artış olmadı" noktasına dikkat çekiyor.

DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Ergör, İngiltere varyantının yüzde 30 ile 70 arasında daha bulaşıcı olduğuna dair çalışmalara atıfta bulunarak, "Biz böyle bir artış görmedik. Belki 'Bunun görülmesi için mutasyonlu virüsün de yayılması lazım' diye düşünülebilir. Ancak söylenildiği gibiyse, bu varyant bu hafta toplam vakaların yüzde 10'unda görülüyorsa, sonraki haftalarda bunun 20'lere 30'lara çıkması gerekirdi. Ama böyle bir şey de görmüyoruz. Belki bir miktar arttırıyordur vaka sayılarını. Ama bahsedilen kadar korkutucu değil diye düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı.

Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı Türkiye Covid-19 Hasta Tablosu'na göre 22 Şubat'ta 8 bin 104, 23 Şubat'ta 9 bin 107, 24 Şubat'ta ise 9 bin 561 vaka görüldü. Yani son üç günde vaka sayıları bir ölçüde arttı. "Artan vaka sayıları söz konusu varyantların toplumda yaygınlaşmasının işareti olamaz mı" sorusunu yönelttiğimiz Prof. Dr. Gül Ergör "Bu ölçüde bir vaka artışıyla bu konuyu ilişkilendirmek doğru değil. Belki toplantıların, kongrelerin yapılmasına veya insanların daha dikkatsiz olmasına bağlayabilirsiniz" değerlendirmesini yapıyor.

Parti kongreleri ve kalabalık cenaze törenlerine tepki

03:49

This browser does not support the video element.

DW Türkçe'ye konuşan uzmanlara göre varyantların etkisi olsun ya da olmasın önümüzdeki süreçte vaka sayılarını belirleyecek iki faktör var: İnsanların kurallara uyup uymaması ve normalleşme adımlarının nasıl atılacağı. Bu noktada Ergör şöyle uyarıyı yapıyor: "Vaka sayılarında normalleşme adımlarıyla birlikte artış beklemek doğal. Şu anda zaten bir vaka artışı var. Ama bu belirli kentlerde var. Bu bölgelerde önlemleri daha sıkı tutar ve hemen açmazlarsa artış olmayabilir de. Ama bütün şehirlerde açarlarsa bu artış trendini çok daha yükseltebilir."

*Virüslerin çoğalması sırasında kaçınılmaz şekilde sayısız mutasyon oluyor. Bunlar birikip anlamlı hale geldiği zaman orijinal virüsten farklı bir virüs ortaya çıkmış oluyor. Küçük farklılık varsa buna varyant adı veriliyor. 

Deniz Barış Narlı

© Deutsche Welle Türkçe