1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Yasin el-Kadı bilmecesi

7 Ocak 2014

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile El Kaide ile bağlantılı olduğu iddia edilen Yasin el-Kadı arasındaki ilişkinin boyutu konusunda soru işaretleri sürüyor.

Fotoğraf: DOMINIQUE FAGET/AFP/Getty Images

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının 17 Aralık’ta kamuoyuna yansımasının ardından Yasin el-Kadı ismi yeniden gündemde. Suudi işadamı, El Kaide örgütüne malî destek sağladığı gerekçesiyle BM’nin kara listesine alınmış, ancak delil yetersizliği nedeniyle geçen yıl listeden çıkarılmıştı.

Ancak Yasin el-Kadı’nın, adının terör listelerinde geçtiği dönemde Türkiye’yi birkaç kez ziyaret ettiği ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile görüştüğü iddiaları yeniden tartışma konusu. CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, kısa bir süre önce konuyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi sundu.

Bayraktutan soru önergesinde, "Ulusal basına yansıyan haberlerde adı uluslararası terör listelerinde geçen el-Kadı'nın Türkiye’ye girmesi yasakken, defalarca ülkeye giriş yaptığı öne sürülüyor. Yasin el-Kadı ile Başbakan Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın bir otel lobisinde buluştuğu yönündeki fotoğraf da sosyal medyanın gündemine bomba gibi düştü” ifadelerine yer vererek, Başbakan Erdoğan'a şu soruları sordu: "1- Adı uluslararası terör listelerinde geçen el-Kadı ile oğlunuzun görüştüğü iddiaları doğru mudur?, 2- Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakan’ı olarak bu durumu doğru buluyor musunuz? Nasıl yorumluyorsunuz?, 3- Yurda girişi yasak olmasına rağmen İstanbul’da bir otelin lobisinde görüntülen el- Kadı‘nın Başbakanlık korumalarının yardımı ile ülkemize girdiği iddiaları doğru mudur?"

Başbakanlık korumaları iddiası

DW’ye konuşan Bayraktutan, el-Kadı’nın yasadışı yollardan Türkiye’de bulunduğunu, ortada bunu kanıtlayan fotoğrafların olduğunu vurguladı. Teröre malî destek sağladığı zannıyla BM’nin kara listesinde yer aldığı dönemde el- Kadı’nın birkaç kez Türkiye’ye geldiğini belirten Bayraktutan, el- Kadı’nın Başbakanlık korumaları tarafından korunduğu iddialarına da dikkat çekti.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da, Yasin el-Kadı'nın Başbakanlık koruma araçlarıyla korunduğunu ifade ederek, "Yasin el-Kadı, uçağına binerken bu koruma araçlarında ne getirip ne götürüyordu? Ne saklanıyordu?" sorusunu yöneltmişti.

Medyada yer alan haberlerde yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının ikinci dalgası çerçevesinde şüpheliler listesinde Yasin El-Kadı’nın da bulunduğu belirtiliyor. Ancak ikinci dalga soruşturmayı yürüten Muammer Akkaş görevden alınmış, şüpheli olarak 3 Ocak'ta ifade vermeye çağırılan Bilal Erdoğan ifade vermeye gitmemişti.

Görüşmenin normal olması gerekir

Erdoğan daha 2006 yılında terör suçlamaları karşısında el-Kadı’ya destek çıkmış ve 4 Ocak’ta Dolmabahçe’de gazetecilerle yapılan toplantıda da Yasin el-Kadı'ya ilgili olarak "Türkiye'yi seven, dindar, yatırım yapmak isteyen Suudlu bir işadamı" dediği aktarılmıştı. Bu toplantıyla ilgili olarak Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila’nın aktardıklarına göre, Erdoğan oğlu ve damadıyla ilgili iddiaların doğru olmadığını ve her ikisinin de devletle bir işlerinin olmadığını belirtti. Bila, Erdoğan’ın toplantıda söyledikleriyle ilgili şunları aktardı: “Başbakan, Bilal Erdoğan'ın el-Kadı ile görüşmesinin normal olması gerektiğini, çünkü aile dostları olduğunu, el-Kadı'nın bir terörist olmadığını, kendisiyle ilgili iddialara ilişkin uluslararası mahkemelerde beraat ettiğini, uluslararası seyahat yasağının kaldırıldığını Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen bir Suud iş adamı olduğunu belirtti. Bununla görüşmesinde hukuki bir sakınca olmadığını da belirttikten sonra 'Eğer Başbakan'ın oğlu veya damadıysanız, Türkiye'de bir iş yapamayacak mısınız?' diye bir soruyla eleştirel bir yaklaşım ortaya koydu."

Yasin el-Kadı, 11 Eylül saldırılarının ardından BM Güvenlik Konseyi kararıyla kara listeye alınmış ve akabinde ABD ve AB tarafından malvarlığı dondurulmuştu. ABD yönetimi el-Kadı’yı daha önce kurduğu Muvaffak Vakfı aracılığıyla El-Kaide’ye maddi destek sağlamakla suçlamıştı. Söz konusu vakfı 11 Eylül saldırılarından önce kapattığını belirterek yaptırımlara itiraz eden el-Kadı, geçen yıl BM’nin kara listesinden çıkarılmıştı. Avrupa Adalet Divanı da, temmuz ayında el-Kadı’nın terör faaliyetlerini finanse ettiği konusunda yeterli delil sunulmamasından hareketle malvarlığının dondurulması kararının gayrimeşru olduğuna hükmetmişti.

© Deutsche Welle Türkçe

DW,AA / BK,BÖ